• Gümüşsuyu,Dünya Sağlık Sok.No:23 34437 Beyoğlu/İstanbul
  • 0 212 251 66 04
  • MAİL FORMU

12 Aylık COVID-19, Tüberküloza Karşı Küresel Mücadelede 12 Yıllık İlerlemeyi Ortadan Kaldırdı

  1. Anasayfa
  2. 12 Aylık COVID-19, Tüberküloza Karşı Küresel Mücadelede 12 Yıllık İlerlemeyi Ortadan Kaldırdı

12 Aylık COVID-19, Tüberküloza Karşı Küresel Mücadelede 12 Yıllık İlerlemeyi Ortadan Kaldırdı

Pandemiye yanıt, tüberküloza erişim ve hizmetleri bir kenara itti ve dünya çapında tanı ve tedavide %20 düşüşle sonuçlandı;

acil iyileşme gerekli

12 Aylık COVID-19, Tüberküloza Karşı Küresel Mücadelede 12 Yıllık İlerlemeyi Ortadan Kaldırdı

 

18 Mart 2021, Cenvre, İsviçre

COVID-19 salgınının dünyayı altüst etmesinden bir yıl sonra, Stop TB Ortaklığı bugün, 18 Mart 2021 tarihinde, en çok tüberküloz (TB) vakası olan ve küresel TB yükünün  % 60'ını temsil eden dokuz ülkenin şiddetli bir deneyim yaşadığını gösteren yeni verileri paylaştı. Verilere göre 2020'de TB enfeksiyonlarının tanı ve tedavisinde %16-%41 arasında değişen (ortalama%23) azalma gerçekleşti. Bu ülkelerdeki düşüş, TB tanısı konan ve tedavi edilen toplam kişi sayısını 12 yıllık bir gerileme ile 2008 düzeylerine getirdi.

Stop TB Ortaklığı İcra Direktörü Dr. Lucica Ditiu, "Verem tanı ve tedavisinden kaybolan kişilerin sayısını azaltmak da dahil olmak üzere, TB ile mücadelede on iki yıllık etkileyici kazanımlar, trajik bir şekilde başka bir bulaşıcı solunum yolu enfeksiyonu tarafından tersine çevrildi" dedi.  Bu süreçte milyonlarca insanın hayatını ve geçimini tehlikeye atıyoruz. Umarım 2021'de tekrar toparlanırız; verem ve COVID-19'u benzer semptomlara sahip hava kaynaklı iki hastalık olarak akıllıca ele alırız.”

Tüberküloz tanı ve tedavisindeki dünya çapındaki düşüşe ek olarak, Hindistan ve Güney Afrika'dan gelen veriler, TB ve COVID-19 ile birlikte enfekte olan kişilerin, tek başına TB ile enfekte olanlara göre üç kat daha yüksek ölüm oranına sahip olduğunu göstermektedir. Bu durum, temaslı taraması, vaka bulma ve çift yönlü TB ve COVID-19 testini gerekli kılar.

TB'den etkilenen toplulukları temsil eden Stop TB Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyesi Thokozile Phiri Nkhoma, "Bir yıldan kısa bir süre içinde aşı geliştirildi ve COVID-19 salgınının kontrol altına alınmasına ve sona erdirilmesine yardımcı olmak için uygulanıyor," dedi. "Ancak verem, firavunların zamanından beri var olmasına rağmen, onaylanmış tek aşı 100 yaşında ve özellikle yetişkinlerde tam olarak çalışmıyor. TB için birinci basamak TB tedavisi birkaç on yıllıktır ve ilaç direnci artarken, bulunmayan ve tedavi edilmeyen milyonlarca TB’li kişi hastalığı yayma riski altındadır.”

Mayıs 2020'de, Imperial College, Avenir Health, Johns Hopkins Üniversitesi ve USAID ile birlikte Stop TB Ortaklığı tarafından yürütülen bir modelleme çalışması, COVID-19 ile ilgili uygulama ve önlemlerin TB üzerindeki etkisini tahmin etti. Çalışmada, yazarlar, sıkı COVID-19 yanıtlarının sadece aylar sürebilmesine rağmen, yüksek yüklü ortamlarda TB üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olacağı sonucuna vardı. Bu, esas olarak TB tanı ve tedavisine odaklanan sosyal yardımları nasıl sınırladıklarıyla görülüyor.

Öngörüler, küresel düzeyde, üç aylık bir kapanmanın ardından 10 aylık uzun süreli restorasyonun 2020 ile 2025 arasında ilave olarak 6,3 milyon TB vakasına ve bu süre zarfında ilave 1,4 milyon TB ölümüne yol açabileceğini gösterdi. 2021'deki küresel TB vakası ve ölümleri, sırasıyla 2013 ve 2016 arasında en son görülen seviyelere yükselecektir. Bu da, COVID-19 salgını nedeniyle TB ile mücadelede en az 5 ila 8 yıllık bir gerileme anlamına gelir.

On iki ay sonra, yeni veriler rakamların daha da kötü olduğunu gösteriyor. Bugün yayınlanan bulgular, Bangladeş, Hindistan, Endonezya, Myanmar, Pakistan, Filipinler, Güney Afrika, Tacikistan ve Ukrayna (küresel TB yükünün % 60'ını temsil eden dokuz ülke) için tanı ve tedavi istatistiklerine bakılarak ve karşılaştırılarak belirlendi. Bu ülkelerde 2020'de TB tanısı ve tedaviye kayıtta toplamda 1 milyon azalma gerçekleşti. Bu azalma her ülke için %16-%41 (ortalama %23) arasında değişmektedir.

Acil geri kazanım ve iyileşmeye ihtiyaç var

TB yükünün yüksek olduğu birkaç ülkenin tüberküloz programları durumu düzeltebilmek için çaba göstermiştir. Bazıları diğerlerinden daha başarılı oldu. Hindistan, TB bildirimlerindeki çarpıcı düşüşün görüldüğü ilk ülkelerden biriydi. Ulusal hükümetin TB bildirim sistemi olan "Nikshay", 2020'nin 10. ve 15. haftaları arasında bildirimlerde %70'lik bir düşüş bildirdi. Hindistan Sağlık Bakanlığındaki başkanlık altındaki üst düzey bir komite Ağustos 2020'ye kadar hızlı bir yanıt planı geliştirdi. Bu planın birincil hedefi her iki enfeksiyonun da insanların solunum sistemlerine nasıl saldırdığından yararlanarak, TB'ye ulaşmayı tüm COVID-19 programlarına entegre etmekti.

Hindistan Sağlık ve Aile Refahı Bakanı Dr. Harsh Vardhan, "COVID-19 salgını vurduğunda TB hiçbir yere gitmedi" dedi. “İnsanların dikkati dağıldı, sağlık çalışanları yeniden yönlendirildi ve sağlık sistemleri bunaldı. TB programını kurtarma çabalarımız, siyasi liderlik ve önemli kaynaklarla birlikte, ısrarlı bir şekilde COVID-19 sosyal yardım ve önleme çabalarının yerine geçmek yerine TB çalışmasını içerdiğinden başarılı oldu.”

Başbakan'ın kamu taahhüdü ile güçlendirilen tüm sağlık tesislerinde TB ve COVID-19 vakalarını tespit etme çabaları yoğunlaştı ve TB için hızlı moleküler testler yaygın kullanıldı. Grip benzeri hastalık ve şiddetli akut solunum yolu enfeksiyonu şikayeti olan kişiler için TB ve COVID-19'un çift yönlü taraması gerçekleştirildi. Temaslı izleme sistemleri kuruldu, COVID-19 temaslı izlemeleriyle bağlantılı olarak TB için testler hızla uygulanmaya geçildi. Özel sektör TB bakım tesisleri yeniden açıldı ve diğer önlemlerin yanı sıra hastaların tedavi rejimlerine bağlı kalmalarına yardımcı olmak için dijital araçlar kullanıma sunuldu.

Bugün yayınlanan veri özetinde, Stop TB Ortaklığı, COVID-19 pandemisine yanıt olarak TB'ye erişim ve tedaviye küresel yatırım çağrısında bulunuyor. Buna ek olarak, dünyanın, enfeksiyon kontrolü de dahil olmak üzere TB müdahalesine yönelik yatırımlar ve stratejiler üzerine inşa edilen gelecekteki hava kaynaklı pandemilere stratejik olarak hazırlanmaya; çift ​​yönlü test ve temaslı izlemeye; tanı giriş noktaları olarak topluluklar, sivil toplum ağları ve temel sağlık hizmetlerine ihtiyacı var. TB ve COVID-19 ile mücadeleye yönelik entegre yaklaşımları desteklemek için laboratuvar ağlarını genişletmek gerekmektedir.

 

http://www.stoptb.org/news/stories/2021/ns21_011.html

 

Metni çeviren: Dr. Suha ÖZKAN


19 Mart 2021 Cuma